Karı kocanın zekâtı ayrıdır

 Sual: Bey ve hanımın hesapları ayrı mıdır?

CEVAP

Dinimize göre, erkekle hanımının mal varlığı ayrıdır. Birbirine eklenmez. Siz zengin, beyiniz fakir olabilir, siz fakir beyiniz zengin olabilir. Kim zenginse kendi zekâtını verir.


Beyinize ait değil, kendinize ait borcunuz varsa, mevcut paranızdan çıkarırsınız. Altınlarınızı tartıp alacaklarınızla birlikte hesap edersiniz. Hepsinin kırkta birini altın olarak, salih fakir bir müslümana verirsiniz. Ev, dükkan, araba gibi şeyler zekât nisabına katılmaz. Yani zekâtları verilmez.


Sual: Kendi paramı istediğim gibi harcayamam mı, çok bileziğim var, kendi zekâtımı veremem mi?

CEVAP

Kendi paranızı meşru yerlere, dilediğiniz gibi harcayabilirsiniz. Beyiniz karışamaz. Karışıyorsa, zulmediyor demektir. Onun parasını onun istemediği yerlere harcamanız uygun değildir. Eğer izin almışsanız, dilediğiniz yerlere verebilir, dilediğiniz gibi de harcarsınız. İzinsiz harcamanız doğru olmaz.


Bileziklerinizin zekâtını siz vereceksiniz. Kendi paranızdan vermeniz gerekir. Beyinizin hediye ettiği para varsa ondan da verebilirsiniz. Hediye olarak aldığınız para da sizindir. Zekât vermeye beyiniz razı olmasa da, muhakkak vermeniz gerekir. Ondan habersiz verirsiniz. Kocanın razı olması meşru işlerde olur. Siz zekât verdiğiniz için sizden razı olmasa, bunun hiç kıymeti olmaz.


Sual: Eşimin nisabı bulan altını var. Zekât konusunda iki ayrı kişi gibi mi davranacağız, yoksa bu altından borçlarımızı düştükten sonra mı kalanı üzerinden zekât vereceğiz?

CEVAP

İki ayrı kişisiniz. Hanım zengin ise o zekât verir. Borç kiminse borçlarını çıktıktan sonra kalan malı nisaba ulaşıyorsa, üzerinden de hicri bir yıl geçmişse, zekâtını verir.


Sual: Hanımıma, sormadan onun adına zekât verebilir miyim?

CEVAP

Zekâtı herkes kendisi verir. Sormadan veremezsiniz. Sizi vekil ederse, yani benim zekâtımı bir müslüman fakire ver derse kendi paranızdan da verebilirsiniz.


Sual: Karı koca çalışıyor ve ortak para biriktiriyorlar. İkisinin parası zekât nisabını geçiyor, ama ayırsalar nisap miktarının altına düşecek. Zekâtı nasıl verecekler?

CEVAP

Diyelim ikisinin toplam paraları 100 gram altın ediyor. Bir kişi için nisabı bulursa da iki kişi için nisabı bulmaz. Yaklaşık 50 gram birinin 50 gramı ötekinindir. Dinimizde herkesin malı ayrıdır. Müşterek değildir. Zekât vermeleri gerekmez.


Sual: Hanımın zekâtını ondan habersiz bir fakire verdim. Duyunca razı oldu. Zekât sahih oldu mu?

CEVAP

Evet.


Sual: Zekâtımı vermek için, beyimi değil de, oğlumu, babamı, amcamı veya dayımı vekil edebilir miyim?

CEVAP

Elbette vekil edebilirsiniz. Onlar sizin zekâtınızı, kendi paralarıyla da verebilirler.


Sual: Bey zekât vermezse hanımı mesul olur mu?

CEVAP

Kendi borçlarınızı düştükten sonra şahsınıza ait 96 gram altın değerinde paranız var ise, zekât vermeniz gerekir. Baba zekât vermezse, hanımı ve çocukları bundan mesul olmaz. Zekât vermemenin birçok zararı vardır. Bir hadis-i şerifte buyuruldu ki:

(Zekât vermeyen toplum, kıtlıklara, bunalımlara maruz kalır.) [Taberani]

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder