Hüseyin Hilmi bin Saîd hazretlerinden sohbetler

 *Hüseyin Hilmi bin Saîd hazretleri buyuruyor ki:*


Efendim, sevgili Peygamberimiz aleyhisselâm, Eshâb-ı kirâma, bir şey *(Sorsa)* lardı, onlar hemen *(Cevap)* vermezlerdi.


Efendimize karşı çok *(Edeb)* li ve çok *(Terbiye)* li oldukları için, *(Allah ve Resûlü daha iyi bilir)* derlerdi. 


Hattâ bâzen Efendimiz aleyhisselâm, Eshâb-ı kirâma; *(Bu gün, günlerden neydi?)* diye sorardı. 


Eshâb-ı kirâm Efendilerimiz, bu suâle de; *(Allahın Peygamberi daha iyi bilir)* derlerdi. (Bu gün, şu gündür) demezlerdi. 

● ● ●

İnsanlarda *(Kusûr)* arayanın dostu olmaz. Kusûru *(Kendi)* nde arayanınsa, herkes *(Dostu)* dur. Biri gelir de size, bir din kardeşinizi kötülerse, siz de ona; *(Sus!)* derseniz, yüz şehîd sevâbı alırsınız. 


*(Zaîf)* rûhlu insanlar, bu *(Zaaf)* larını gidermek için, güçlü insanların arasını açmak isterler, birinden diğerine *(Lâf)* taşırlar. Siz onlara kıymet vermeyin ve onları dinlemeyin. 


İslâm âlimleri, bütün istirâhatlerini, menfaatlerini *(Fedâ)* ederek, dînimizin emirlerini bildirmek ve torunlarının *(Dîn)* lerini ve *(Îmân)* larını korumak için, çok kıymetli *(Kitap)* lar yazmışlar. 


Kitap okumak *(Şart)* dır. Fakat rastgele *(Kitap)* okuyan, sapıtır. Biz, *(İyilik)* yapmak mecbûriyetinde değiliz. İstersen yaparsın, istersen yapmazsın. 


Ama *(Kötülük)* yapmamaya mecbûruz. İyilik yaparsan, çok iyi; ama yapmazsan, hiç kimse sana, *(Niye bu iyiliği yapmadın?)* diye sormaz. 


Ancak *(Nasîbin yokmuş)* der. Ama bir kötülük yaparsan, *(Neden bunu yapdın?)* diye sorarlar. 


Ben inanıyorum ki, sizin bu *(Kitap)* hizmetinizde gezdiğiniz, basdığınız *(Yer)* lere, melekler *(Kanat)* larını serdi. Niçin inanıyorum ben buna? Çünkü *(Hadîs-i şerîf)* bildiriyor bunu.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder