Hüseyin Hilmi bin Saîd hazretlerinden sohbetler

 *Hüseyin Hilmi bin Saîd hazretleri buyuruyor ki:*


Abdülhakim Arvasi Efendi hazretlerini *Kabr’e* koydular. Oranın imâmı, Mekkî Efendi’ye; *İn de, babanın başındaki sargıyı aç, sünnetdir*, dedi. Kefenin başı da bağlı böyle. O bağı aç dedi. 


Mekkî Efendi; *Ben inemem, Hilmi insin*, dedi. Çünkü ağlıyordu Mekkî Efendi. *Hilmi insin*, dedi Mübârek. Kabrin içine girdim efendim. Mübârek kefenin baş ucundaki düğümü çözdüm. 


Bakdım, mübâreğin başı çıkdı meydana. Eh, sakallarını filân gördüm. Efendimiz aleyhisselâm; *Mü’minin kabri, Cennet bahçelerinden bir bahçedir*, buyuruyor. 


İşte ben, o bahçeye girdim efendim. Şimdi ben yemîn etsem ki, Cennet bahçesine girdim, yalancı olmam efendim. Hadîs-i şerîf çünkü. 


*Mü’minin kabri, Cennet bahçelerinden bir bahçedir*. Ben Efendi hazretlerinin kabrine girdim. Sonra çıkdım, top-rakları örtüldü. Yine imâm efendi, Mekkî Efendi’ye;


*Gel, babanın başında telkîn ver!* dedi. Mekkî Efendi; *Ben veremem, söyliyemem*, dedi. Çünkü ağlıyordu devâmlı. 


*Telkîni Hilmi versin*, dedi. Mekkî Efendi’nin bana o iyiliği oldu işte. 


*Babam Hilmi’yi çok severdi, sesini iyi tanır, hoşuna gider*, dedi Mekkî Efendi. Aynen böyle söyledi. Hâtırımda kalmış. 


Babam Hilmi’nin sesini iyi tanır ve hoşuna gider, dedi. Mekkî Efendi’nin sâyesinde oldu. Kendisini ben de çok severdim. Hürmet ederdim. Velhâsıl hürmet eden, edebli olan, kazanıyor kardeşim. 


Hemen paltosunun cebinden bir sayfa *Yazı* çıkardı. Meğer o *Telkîn* imiş. Onu bana verdi, *Al, bunu oku!* dedi. Oradan okudum efendim elhamdülillah. 


Sonradan bu telkîni, Türkçe *Namaz Kitâbı*’nın arkasına koyduk. Hem okudum, hem ağladım. Cennet bahçesinde bırakdık Efendi’yi. 


Bunlar öyle kıymetli bir hâtıradır ki, *Târihî* sözü, bunun kıymetini ifâde edemez. Öyle bir hâtıradır bu. Çok şükür. Allahü teâlâ, Onların himmetlerini dâima üzerimizde bulundursun.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder