İslâm âlimlerinin nefsleri mutmainne olmuşdur

Dinde reformcu; 

*(Âlimlerde birbirine karşı mücâdele, red ve cebhe alışın çoğu, nefsin arzûlarına kapılmaktan doğmuştur.)* Diyor.

~~~

*Cevap*: *İslâm âlimlerinin nefslerine uyduklarını söylemek* de, *dinde reformcuların bir yalanıdır.* 


*Fıkh âlimleri ve mezheb imâmları, Kur’ân-ı kerîmin ve hadîs-i şerîflerin dışında hiçbir şey söylememişlerdir.* 


*Bütün sözleri, Kitâbdan ve Sünnetden olduğu için bunların yolunda gidenlerin nefsleri emmârelikden kurtulmuş, mutmainne olmuşdur.* 


Onlara uyanlar böyle olunca, onların nefsleri mutmainne olmaz mı? 


*Dört mezhebin imâmlarının ve bütün müctehidlerin nefsleri mutmainne idi.* 


Herbiri *zâhir (kelam, fıkıh,tefsir gibi)* ilmlerinde yükselmiş, *bâtın(tasavvuf)* ilmlerinde kemâle gelmiş birer *Velî* idiler. 


Dinde reformcu Reşîd Rızâ'nın, *Ehl-i sünnet âlimleri için, nefslerine uydular demesi, bütün müslimânları ve islâmiyyeti kötülemek demekdir.* Bu sözün çirkinliğini iyi anlamalıdır.


Faideli Bilgiler - Sayfa 112, 113


(Açıklama: Zaten dört mezhep imamı tasavvuf ilminde büyük zatların talebeleri de olmuşlardır. *İmamı azam ve İmamı Malik hazretleri, İmamı Caferi Sadık* hazretlerinden; *imamı hanbel hazretleri Bişri Hafi, Marufi Kerhi, Zunnuni Mısri* hazretlerinden; *imamı Şafii hazretleri Şeybânî Rai* hazretlerinden feyz almışlardır.)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder