Günahların insana verdiği zararlar!

Cenâb-ı Hak, insana neyi yapacağını neyi yapmayacağını, bildirerek onu büyük bir yükten kurtarmıştır. Emrettiği şeyler insanın bedenine ve ruhuna faydalı şeylerdir; yasakladığı haram kıldığı şeyler de bedenine ve ruhuna zararlı şeylerdir. İnsan emredileni yapmaz, yasak edilenden kaçınmaz ise bindiği dalı kesmiş olur; dünyada ve ahırette bunun cezasını çeker.


Bunlar içinde yasaklardan (haramdan, günahtan)  kaçınmak, emredileni yapmaktan daha önemli, daha önceliklidir. Dünyada ve âhirette ne kadar kötülük ve hastalık varsa, hepsinin sebebi, günah işlemek ve Allahü tealanın emirlerine karşı gelmektir. Günahların zararlarından bazılarını büyük âlim Zerkani, Mevahib-i Ledünniye şerhinde şöyle bildirmiştir:


1- Günahlar sebebiyle insan ilimden mahrum olur. Çünkü ilim bir nurdur. Allahü teala onu kulun kalbine koyar. Günahlar ise, bu ilim nurunu söndürür. İlim nurunun sönmesi ise, ya kulun o ilimden bir şey anlamaması suretiyle o ilimden mahrumiyetine, yahut öğrendiği ilmin faydasını görmemeye sebep olur. Hatta tahsil ettiği ilim, her iki dünyada da o kimse için zararlı olur.


İmam-ı Malik hazretleri bir gencin zekasının ve anlayışının parlaklığını çok beğendi. Bunun üzerine ona; “Allahü tealanın kalbine attığı nuru, günah işlemek suretiyle söndürme!” buyurdu.


İmam-ı a’zam hazretlerinin talebelerinden Vekî bin Cerrah’a, bir talebesi ezberlemekte zorluk çektiğinden bahsetti. O da, günahları terk etmesini tavsiye ederek; “İlim bir nurdur. Allahü teala nurunu asi olana (günah işleyenlere) vermez” buyurdu.


2- Günah, insanı helal kazançtan mahrum eder; çok kazansa bile, günah işlemesi sebebiyle bunun bereketini göremez.


3 - Günah işleyen kimse, kalbinde bir yalnızlık, huzursuzluk hisseder. Bu sebeple o kimse ibadetlerini yapsa bile onlardan lezzet alamaz.


4- Kişi işlediği günah sebebiyle kalbi kararır. Kalbindeki bu kararma, günahlarla beslendikçe ve kuvvetlendikçe, o kimsenin şaşkınlığı da artar. Neticede bidatleri, dalalet olan ve onu helake götüren işleri yapmaya başlar. Fakat o kimse bunun farkında olmaz. Kalbindeki zulmet o derece kuvvet bulur ve çoğalır ki, bu durum yüzüne akseder. Bunu basiret sahibi herkes görür.


5- Günah işleyen kimse, işlerinde zorluklarla, mânilerle karşılaşır. Bir ise başladığı zaman önüne bir mâni çıkıverir veya yapacağı işler ona zor gelir. Bir işi yaparken onda yorgunluk ve isteksizlik meydana gelir. O işi yapmaya muvaffak olamaz.


6- Günah, kalbi ve bedeni zayıflatır ve kuvvetten düşürür.


7- Günah işleyen kimse, insanlar arasında zelil (itibarsız) olur.


8- Günah, aklı bozar. O zaman insan doğruyu yanlış, yanlışı doğru görür, insanda aklının doğruyu bulmasına yardımcı olan bir nur vardır. Günahlar ise insandaki bu nuru söndürür.


9- Günahlar nimetin gitmesine, Allahü tealanın azabının gelmesine sebep olur. Kulda bulunan her nimet, bir günah sebebiyle ondan ayrılır. Ona gelen her azap ise, ona yine günah sebebiyle gelir.


10- Günah işleyen kimse, taatleri, ibadetleri yapmaktan mahrum olur. Ömrü kısalır. Günahlar ömrünün bereketini yok eder. Denilir ki: “Günahların ömrü kısaltması şu manadadır: Hakiki hayat, kalbin hayatıdır, insanın hakiki hayatı, Allahü tealayı hatırlayarak, Onun her zaman kendisini görüp gözettiğini bilerek geçirdiği vakitlerdir. Hayatının bu anları en faydalı ve bereketli anlarıdır. Böyle vakitlerde insan iyilik, ibadet ve taati çok yapar, takva üzere olur. Bunlarsız geçen ömür, onun için hayat sayılmaz. Hulasa kul, Cenab-ı Hak’tan yüz çevirdiği, günahlarla meşgul olduğu zaman, hem dünya, hem de ahiret saadetini kazanmaya vesile olan kıymetli vakitlerini zayi etmiş, boşuna harcamış olur.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder