Din kardeşliği etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Din kardeşliği etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Hüseyin Hilmi bin Saîd hazretlerinden sohbetler

 *Hüseyin Hilmi bin Saîd hazretleri buyuruyor ki:*


*Kıyâmet* kopmuş, *Terâzi* kurulmuş, herkesin hesâbı görülüyor. Melekler, bir Müslümânın amellerini *Tartıyor*’lar. 


Görüyorlar ki, günahları ile sevapları *Aynı*. Aralarında gram *Fark* yok. Şaşırıp; *Yâ Rabbî, buna ne yapalım?* diyorlar. Cenâb-ı Hak buyuruyor ki: 


Gitsin, *Anne*’sinden, *Baba*’sından, *Akrabâ*’larından bir iki *Sevap* istesin, onları *Terâzi*’ye koyun da *Cennet*’e gitsin. 


Adam *Mahşer*’e dönüyor ve bunların her *Biri*’nden ayrı ayrı *Ricâ* ediyor, yâni biraz *Sevap* istiyor, yalvarıyor.


Fakat hiçbiri, *Sevâb*’ından ona vermiyorlar. *Me’yûs* hâlde, eli boş dönüyor. Melekler; *Yâ Rabbî, eli boş döndü!* diyorlar. 


Cenâb-ı Hak, meleklere; *Dünyâ*’da iken onun samîmî *Arkadaş*’ları vardı, bir de *Onlar*’dan istesin, buyuruyor. O da bir *Arkadaş*’ına gidip vaziyeti anlatıyor. 


O arkadaşı, hiç düşünmeden; *Hayhay* kardeşim, bütün *Sevap*’larım senin olsun. Benim *Günâh*’ım pek çok, ne olacağım *Belli* değil, hiç değilse sen *Kurtul*, diyor. 


Melekler *Terâzi*’ye koyuyorlar, Sevap’ları *Ağır* basıyor tabii, adam seviniyor. Ama öbürünün *Hâli* ne olacak? Cenâb-ı Hak, meleklere; 


O *Kulum*, benden daha mı *Cömert*’dir? İkisine de *Hesap* sormayın, kol kola *Cennet*’ime girsinler, buyuruyor. İşte, din *Kardeş*’i budur efendim. 


Bizim birinci *İmtihân*’ımız, ölürken *Allah* demekdir. İkinci imtihânımız, *Kabir* suâli kardeşim. Kabir *Suâl*’i *Hak*’dır. Yâni, *Kabir* de var, *Hesap* da var. 


Üçüncüsü *Mahşer*. Güneş, bir *Mızrak* boyu aşağı inecek, ama mü’minler *Arş-ı âlâ* altında gölgelenecekler. 


Ayrıca, *Mîzân* var, *Terâzî* var. Velhâsıl her şey ortaya konacak. *Defter*’ler uçarak sâhibine gelecek. Kimse kimseyi kayıramıyacak. 


Çünkü bütün *Konuşma*’larımız, bütün *Hareket*’lerimiz, orada *Cisim* olarak önümüze gelecek. Onun için *Tövbe*’ye ve *İstiğfâr*’a devâm edeceğiz kardeşim. *İyilik* yapmaya devâm edeceğiz.