İLİM VAR İLİMDEN ÖTE

Bir kimsenin durumu bozulur; dünyadan yüz çevirir; gam,keder onu kaplar;dünya nimetlerini sevmez ve âkibetinden endişe ederse, hekim, buna "hastadır; hayal kurma hastalığına yakalanmıştır. İlâcı kaynatılmış kimyondur" der. Tabiatçı: "Bu hastalığın aslı, dimağa hâkim olmuş kuruluktur. Bu kuruluk kış havasından ileri gelir. Bahar gelip rutubet, havaya galip olmadan o kimse iyileşmeye doğru gitmez" der. Müneccim de der ki: Bu ona Utarid yıldızından gelen bir sevdadır. Sevda, Utarid ile Merih arasında bir sürtüşme olduğu zaman, hâsıl olur. Utarid, iki uğurlu yıldızın (Zühre, Müşteri) yanına gelmeden, yahut aralarında üçleşme olmadan bu hasta iyileşmeye yüz tutmaz." Hepsi doğru söylüyorlar. Ancak "bu onların ilimden erebildikleridir." (Necm Sûresi, âyet: 30-31). Allahu Teâlâ tarafından saadetine hüküm edilen kimse için, iki işgüzar nakib (çavuş) olan Utarid ve Merih'e ferman verilir ki, sür'atle kapı piyadelerinden olan havayı göndererek kuruluk kemendini atıp beyninin ortasına indirsin; dünya lezzetlerinden yüzünü çevirsin. Tâ ki, korku ve keder kamçısı,irâde ve istek dizginleriyle onu Allah'ın huzuruna davet etsinler. Bu anlatılan, ne tıp ilminde, ne tabiat ilminde, ne de astronomi iliminde vardır. Bu ilim, memleketin her tarafını kuşatan, Allahu teâlâ'nın bütün işçisinin,çavuşunun,hizmetçisinin durumu ona gizli ve örtülü olmayan, herbirinin ne tarafa ne maksadla gittiğini, insanları hangi tarafa çağırdığını, hangi taraftan menettiğini bilen Peygamberlere mahsus ilim deryasından çıkmaktadır.

O halde, herbiri ne konuştu ise ve ne söyledi ise hepsi doğru ve vâkıaya uygundur. Ancak bunlar memleketin padişahının ve kumandanının sırrından haberdar olmamışlardır. Allahu teâlâ, bu yol ile (yani, hastalık, sevda, mihnet, belâ ile) insanları kendi huzuruna çağırır ve kudsî hadiste buyurur ki: "Kullarıma verdiğim hastalık değildir, o lütûf kemendidir; dostlarımı onunla huzuruma davet ederim." "Belâ önce peygamberler, sonra veliler ve sonra da herkesin faziletine göredir." Onlara hakaret gözüyle bakmayın; çünkü; "Hasta oldum, hatırımı sormadın" kudsî hâdisi onların hakkında gelmiştir: "Evliyanın hatırını sormak benim hatırımı sormak gibidir" buyurulmuşur.

Kaynak: Kimyâ-yı Seâdet
İmam Gazâlî

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder