İslam büyükleri, her işlerinde Resulullah efendimizi ve Eshabını örnek aldılar. Ehli sünnet yolu denilen bu yoldan ayrılmada hiç taviz vermediler. Çünkü
bu yoldan ayrılmanın bid’at olduğunu, bid’atın da ne kadar tehlikili bir yol
olduğunu biliyorlardı. Bid’atın tehlikesini Resulullah efendimiz şöyle haber
vermişti.
“Sünnetler bid’at telâkki edilmedikçe kıyamet kopmıyacaktır.
Zamanla bid’atlara öyle yayılacak ki, bir bid’at terkedildiği vakit, insanlar:
Sünnet terkedildi, diyecekler.”
Bid’atler öyle yayılacak ki, nesilden nesile intikal edecek birkaç nesil
devam edecek, böylece bid’atlarla amel etmek birkaç nesil uzayınca, insanlar
bid’atları, Peygamber efendimiz’in sünnetlerinden zannedecekler.
Bunun için İslam büyükleri Resulullahın sünnetine sarılmayı ve
bid’atlardan kaçınmayı önemle tavsiye ve teşvik etmişlerdir. Bu konu üzerinde
hassasiyetle durmuşlardır.
Bunun örnekleri çoktur. Hazreti Ömer, bazen bir şey yapmayı düşündüğü
zaman birisinin: “Yâ Emir’el-Mü’minin, Resûlüllah böyle bir şey yapmış
veya yapılmasını emretmiş değildir.” demesi üzerine, hemen o şeyi
yapmaktan vazgeçerdi.
Bir gün, herkesin giymeyi adet edindiği elbiselerin boyanırken necis madde
kullanıldığı şüphesi üzerine, bu elbiselerin giyilmesini yasak etmek istedi. Birisi
ona dedi ki: “Ya Ömer, Resûlullah bizzat kendileri ve O’nun sağlığında başkaları
bu elbiseden giymişlerdir.”
Bunun üzerine Hazreti Ömer, kararından vazgeçip Allaha tevbe ve
istiğfarda bulundu. Kendi kendine şöyle söyleniyordu: “Eğer, bu elbiseyi
giymemek, hakikaten takvadan sayılsaydı, herhalde Resûlüllah Efendimiz onu
giymezdi..”
Zeynel-Abidîn hazretleri, bir gün oğluna diyor ki: “Oğlum bana bir elbise
yaptır. Onu helada giyip, namaz kılacağım vakit çıkaracağım. Görüyorum ki
pislik üzerine konan sinekler, sonra gelip elbisem üzerine konuyor.” Oğlu dedi
ki: “Babacığım, Hazreti Peygamberin namaz için ayrı, halâya gitmek için ayrı
elbisesi yoktu. Sırf halâda giyilmek üzere kendisi bir elbise yaptırmış veya
başkalarına emretmiş değildir.” Bunun üzerine İmam, bu fikrinden vazgeçmiştir.