Habil Kalkıcı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Habil Kalkıcı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

ÎMÂNIN KUVVETİNDEN

Hâbil Efendi diye, vardı ki bir terzisi,

Pek çoktu Efendi'ye, bağlılığı, sevgisi.

 

O'na öyle ihlâsla, bağlıydı ki o hattâ,

Böyle hâlis bağlılık, az bulunur hayatta.

 

Bir gün ziyâretine, giderken Efendi'nin,

Düşündü ki gidince, sorayım şunu ilkin.

 

Diyeyim ki: "Efendim, istemiyorum ama,

Çok kötü düşünceler, geliyor hâtırıma.

 

Hiç kurtulamıyorum, ben bu vesveselerden,

Îmânıma bir zarar, gelir mi bu şeylerden?"

 

Bunları düşünerek, vardı huzurlarına,

Girince, sohbetini, kesti ve baktı ona.

 

Ve hemen buyurdu ki: "Bir müslümanın eğer,

Hâtırına gelirse, çok fenâ düşünceler,

 

Onun kötülüğüne, bir işaret değildir,

Îmânının kuvvetli, olduğuna delîldir."

 

Henüz suâl etmeden, almıştı cevâbını,

Efendi, daha sonra, ikmâl etti vâzını.

VECHEDDİN ARVAS BEYİN BİZZAT ŞAHİT OLDUĞU BİR OLAY


Enver Ağabey’imizin kayınpederleri muhterem Hüseyin Hilmi Işık’ın arkadaşı Habil Amca (Kalkıcı) Kocamustafapaşa’da otururdu. Eski bir terziydi ve çocuğu olmamıştı. Kendisi gibi yaşlı olan hanımı ile yaşıyordu.

Ara sıra ziyaretine giderdim. Yine bir gün yanındaydım. Bir ara dedi ki:

– Elektrik, su faturalarını ödeyemiyorum. Telefonu borçtan dolayı kestiler. Faturaları Enver Bey’e göndersem ayıp olur mu?
– Neden ayıp olsun Habil Amca, biliyorsunuz sizi çok severler.

Hanım Teyze içeri odaya geçti, faturaları getirmek için… O sırada kapı çaldı, ben koştum açmaya…

Bir baktım kapıda Enver Ağabey!

“Nerede benim kıymetlim, nerede Habil Amcam?” diyerek neşe ile odaya girdiler.

Habil Amca’nın yüzünde büyük bir şaşkınlık…
“Biz de sizden bahsediyorduk Vecheddin oğlumla” dedi.

Enver Ağabey, onun elini tuttu:

– Habil Amcam hakkını helal et, sizi ziyaret etmeye biraz ara verdim. Rahatsızlığım vardı. Ancak gelebildim.
Biraz sohbet ettiler. Kalkarlarken oturdukları koltuğun kenarına bir zarf bıraktılar.

Habil Amca:
“O ne?” dedi.
Bendeniz zarfı Habil Amcaya uzattım. Habil Amca zarfı açıp içinde para görünce beyaz yüzü kızardı.

“Hayır, olmaz” diye, Enver Ağabey’e uzattı.

Enver Ağabey:

“Sen bunu kabul etmesen ben çok üzülürüm ama” dedi. “Beni üzmek mi istiyorsun?”
O sırada Hanım Teyze’nin yanında duran mukavva kutuya uzandı:

– Ne var bunda?

Açtı baktı, kırışmış faturalar. Onları tek tek düzelterek üst üste koydu, katlayıp iç cebine attı.

“Habil Amca siz hiç merak etmeyin, bundan sonra da hepsi sizden habersiz ödenecek” dedi. “Otomatik, otomatik!” diye güldü.
Habil Amca ellerini havaya kaldırıp öyle bağrı yanık bir dua etti ki hepimiz ağladık. O dualar ve nice dualar inşallah onun ruhuna yetişecek.

Vecheddin Arvas / İstanbul

Sizinle küfr arasında perde vardır

"Sizinle küfr arasında perde vardır." Efendi hazretlerinin müridlerinden Habil efendinin naklettiği bir vaka...

Kaynak: (Son Halkalar ve Seyyid Abdülhakim Arvasi Külliyatı )

                                       Hüseyin Hilmi Işık efendi ve Terzi Habil amca (Kalkıcı)












Hilmi hocamıza ve kitaplarına haksız olarak saldırıldığına inandığım için insanlar nezdinde hocamızın ve kitaplarının bu paylaşımlardan etkilenerek kötü bilinmemesi için bunu yazmak zorunda hissediyorum kendimi.

"Habil efendi dedi:Hilmi beyle,Efendinin huzurunda idik.Efendi ikimize: "Sizinle küfr arasında perde vardır" buyurdu.Bu sözü efendi hazretlerinden Süleyman Kuku efendiye nakleden bizzat Terzi Habil amcadır.Süleyman Kuku bey efendi hazretlerinin böyle buyurduğunu bizzat terzi Habil amcadan kendi kulaklarıyla işittiğini bildirmişlerdir."

Not: Bu meseleyi nakleden Süleyman Kuku efendi halen hayattadır.İkinci bir husus bu nakli bizzat Terzi Habil Amcadan dinlemiş olan kimseler vardır bu hususu insanlar Terzi Habil amcayla çokça görüşüp konuşma imkanına kavuşmuş olan kişilerede sorup öğrenebilirler.Terzi Habil amcanın konuşup görüştüğü ve birarada bulunduğu kimselere de efendi hazretlerinin hocamızla kendisine buyurduğu "sizinle küfr arasında perde vardır." sözünü bahsetme ihtimali küçümsenmeyecek derecede çok yüksektir.

Efendi hazretlerinin Hilmi hocamızla Habil amcaya ithafen "Sizinle küfr arasında perde vardır" buyurduğunu ve efendi hazretlerinin bu sözünü bilen insanların Hocamız için hain,yahudi uşağı,ingiliz ajanı,sahtekar, ikiyüzlü ve bunun gibi bir çok hakaret içeren kelimelerle hakaret etmesi efendi hazretlerine de hakaret etmek demektir.Hocamıza hakaret edenler bunu bilsinler istedim.