KÜFR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
KÜFR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

İmanı korumak için

 Bütün ömrü iman ile geçip de, son günlerinde küfre düşüp imansız ölen kimseler az değildir.Bunun için her gün tövbe istiğfar etmeli, Yâ Rabbi (azze ve celle), büluğum anından bu güne kadar, bilerek veya bilmeyerek, küfre sebep olan bir söz söyledim veya iş yaptımsa, tövbe ettim, pişman oldum. Beni affet! diye yalvarmalıdır.

(İmam-ı Rabbani hazretleri “kuddise sirruh”)

İmân ve küfr

 İmân: Asl-i iman fuâddadır [imanın aslı kalbin içindedir]. Asl-i küfr de fuâddadır.

(Seyyîd Abdülhakîm Arvâsî kuddise sirruh)

Küfrden kurtulmak için

ÇOK MÜHİM TENBİH

Erkek olsun, kadın olsun, her müslimânın, her sözünde, her işinde, Allahü teâlânın emrlerine, ya’nî farzlara ve yasak etdiklerine [harâmlara] uyması lâzımdır. Bir farzın yapılmasına, bir harâmdan sakınmağa ehemmiyyet vermiyenin îmânı gider, kâfir [Allahın düşmanı] olur. Kâfir olarak ölen kimse, kabrde azâb çeker. Âhıretde Cehenneme gider. Cehennemde sonsuz yanar. Afv edilmesine, Cehennemden çıkmasına imkân ve ihtimâl yokdur. Kâfir olmak çok kolaydır. Her sözde, her işde kâfir olmak ihtimâli çokdur. Küfrden kurtulmak da çok kolaydır. Küfrün sebebi bilinmese dahî, hergün bir kerre, (Yâ Rabbî! Bilerek veyâ bilmiyerek küfre sebeb olan bir söz söyledim veyâ bir iş yapdım ise, nâdim oldum, pişmân oldum. Beni afv et) diyerek tevbe etse, Allahü teâlâya yalvarsa, muhakkak afv olur. Cehenneme gitmekden kurtulur. Cehennemde sonsuz yanmamak için, hergün muhakkak tevbe etmelidir. Bu tevbeden dahâ mühim bir vazîfe yokdur. Tekrâr bildirelim ki, kul hakkı bulunan günâhlara tevbe ederken, bu hakları ödemek ve terk edilmiş nemâzlar için tevbe ederken, bunları kazâ etmek lâzımdır. (Se’âdet-i Ebediyye) 276 dan 287 ortasına kadar okuyunuz!

KÜFR

حب ابی بکر و‌عمر ایمان و 
بغضهما کفر
“Ebûbekr ve Ömer’i (radıyallahu teala anhuma) sevmek iman, onlara düşmanlık küfrdür.
(Hadîs-i şerif)

Anın içün âmme-i ulemâ sebb-i şeyhayn ve buğd-ı şeyhayn yani Ebubekr’e ya Ömer’e (radıyallahu teala anhuma) sebb etmek (sövmek) ya adâvet etmek (düşmanlık etmek) küfr-i sarihtir (açıkça küfürdür) diyu ittifak itmişlerdir.
(Mir’at-ı kâinat)

KÜFR

Ehemmiyetine binâen:
“Ta’zîm ve tahrîmi vâcib olanı tahkîr ve tahfîf, tahkîr ve tahfîfi vâcib olanı ta’zîm ve tahrîm KÜFRdür.”