Gülistan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gülistan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

İNSANLARIN HALİ

Bir yıl Şam'da öyle bir kıtlık oldu ki; âşıklar aşkı unuttular. Ekinler, hurma ağaçları dudaklarını ıslatamadılar. Ne kadar eski pınar varsa, kaynamaz oldu. Öksüzün gözyaşından başka su kalmadı. Hâl bu merkezde iken, birgün, yanıma bir dostum geldi. Bir deri bir kemik kalmıştı. Hâlbuki paralı, zengin, şan ve şeref sâhibi, hem de iri yapılı bir insandı. 

Hâlini görünce sordum: 

- Güzel huylu dostum, ne felâkete uğradın?

Dostum kızdı ve şöyle dedi: 

- Sebebini bilmiyorsan, ne gaflet. Niçin soruyorsun? 

- Biliyorum, pekâlâ. Fakat kıtlıktan ne korkun var? Senin her şeyin var. Başkası açlıktan helâk olsa, sana ne? 

Bir âlim olan dostum, bana mânidar bir bakışla baktı ve şöyle dedi: 

- Sahilde olup da dostlarının denizde boğulmakta olduklarını gören bir insanın kalbi, müsterih olmaz. Beni fakirlerin kederi sarartmıştır. Akıllı insan, ne kendi âzâsında, ne de başkalarının âzâsında yara görmek ister. Hastanın yanında oturan bir insan sıhhatte de olsa keyifli olabilir mi? Dostları zindanda bulunan kimse, gülistanda nasıl eğlenir?

(Gülistan'dan)

Akıllı insan sevindirir

Şeyh Sa'dî-i Şîrâzî "rahmetullahi aleyh", Gülistan'da anlatır:

 

Hükümdarlardan biri rüyasında bütün dişlerinin döküldüğünü görür. Rüyasının tesiriyle uyanır uyanmaz, şehrin en meşhur iki hocasını çağırtır. Biri genç, heyecanlı ve ateşli vaazlar veren bir vaiz, diğeri yaşlı ve merhametli bir şeyh idi. Hükümdar bunlardan rüyasının tabirini ister.

 

Genç olanı, "Efendim, maalesef rüyanız hayra alamet değil. Bütün akraba ve sevdiklerinizi kaybedeceksiniz. Hepsinin ölümünü göreceksiniz" der. Hükümdar bu tabir karşısında çok sinirlenir. Adamın kellesini vurdurur. Sonra diğerini çağırır.

 

Yaşlı şeyh:

"Efendim, rüyanızda dişlerinizin döküldüğünü görmeniz ömrünüzün uzun olacağına delalet eder. Hem de o kadar uzun ömürlü olacaksınız ki, bütün akraba ve sevdiklerinizden daha uzun yaşayacaksınız" der. Bunu duyan Hükümdar, çok sevinir ve şeyhe bir kese altın verir.

 

Ey aziz, bu hikayedeki iki kişi de aynı şeyi söylediler. Fakat aynı haberi biri üzerek, diğeri sevindirerek verdi. İnsanın aklı dilinin ucundadır. Akıllı insan sevindirir, kimseyi üzecek şey söylemez.